Bir milletin bağımsız ve hür olması kesinlikle kendi diline sahip olmasıyla alakalıdır. Fakat ne yazık ki bazı milletler - örnek vermeye gerek yok sanırım - kendi dillerinin kıymetini bilmiyorlar. Nedense hep başka dillere özenme olayı var. Bizler yani Türkler kendi dilimizden müthiş bir derecede saptık.
Olay aslında Turkche konuşmamakta. Toplu taşıma araçlarında, sokakta, bakkalda kısacası her yerde şu tarz kelimeleri duyuyorum;
- relax
- cool
- loser
- ok
- bye
bu örnekler daha da çoğaltılır. Özellikle "bye" kelimesi dilimize öyle bir yerleşti ki onu artık sökü

atamıyoruz. Bugün bir çok kişi "güle güle" kelimesini bilmiyor bile. Ya da -kendi tabirleriyle- "ezik" bir kelime şeklinde nitelendirdikleri için kullanmıyorlar. Aynı şekilde "ok" kelimesi de. İnsanlarda ki bu İngilizce merakını anlamış değilim açıkcası. Nedir bu dili bu kadar cazip kılan şey? Halbuki İngilizce'de ki tüm kelimeler ya latinceden ya da ispanyolcadan gelmektedir. Anlaşılacağı üzere karma yapıya sahip bir dildir. Bir de bizim dilimiz yani Türkçe, en eski dillerden biridir ve günümüze kadar çok fazla bir değişime uğramamıştır.
Biz dilimizi bu şekilde konuşmaya devam ettikçe asimile olacağız. Şu anda bir çok Turkche konuşan insan "asimile ne ya" diyordur bundan eminim. Biraz daha kendimize gelirsek çok güzel olacak.
Bu arada yanlış anlaşılmasın kesinlikle siyasi bir görüş veya ideoloji doğrultusunda yazmadım bu yazıyı. Sadece eriyip giden dilimiz hakkında bir yazı yazmak istedim.
--
--
AL [link] / SerdarAKIN [link]
--
"Out of the ash
I rise with my red hair
And I eat men like air. " Sylvia Plath -- "Lady Lazarus"
--
This is your life and it's ending one minute at a time.
--
ben bir sisim...
[link]
Previous PageNext Page